- BMW CEO'su Milan Nedeljković, bazı Çinli otomobillerin Avrupa pazarında "hiçbir ticari mantığı olmayan" fiyatlarla satıldığını belirtiyor.
- Çarpıtılmış rekabetin Avrupa genelinde korumacı önlemleri tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
- BMW serbest ticaretin arkasında duruyor ancak rekabetin adil olarak değerlendirdiği şartlarda gerçekleşmesini istiyor.
BMW'nin yeni CEO'su, bazı Çinli modellerin ticari mantıkla bağdaşmayan fiyatlarla alıcı bulduğunu savunarak Avrupa'daki Çinli otomobil fiyatlandırmasına yönelik endişelerini dile getirdi. Milan Nedeljković, ek gümrük vergileri çağrısında bulunmaktan kaçınırken, rekabet bozulması olarak gördüğü duruma karşı Çin ile müzakere yoluyla bir çözüme varılmasını destekliyor.
Basına verdiği röportajda Nedeljković'e, Çinli üreticilerin Avrupa'da damping fiyatlarıyla otomobil satıp satmadığı soruldu. CEO'nun yanıtı oldukça temkinli olsa da vermek istediği mesaj oldukça netti.
Elbette BMW, Avrupa'nın kapılarını Çinli otomobillere tamamen kapatmasını talep etmiyor. Alman üretici, onlarca yıldır küresel bir üretim ağı inşa etti ve uluslararası ticaretten büyük ölçüde faydalanıyor. BMW, tamamen elektrikli Mini Cooper hatchback ve Aceman crossover gibi bazı modellerini bile Avrupa'ya ihraç edilmek üzere Çin'de üretiyor.
Ancak aynı zamanda Çinli üreticiler Avrupa'da giderek daha ciddi bir güç haline geliyor. BYD, SAIC ve Geely gibi markalar; giderek gelişen teknolojiler sunarken, köklü Avrupa rakiplerinin fiyatlarının altında kalabilen araçlarıyla pazardaki varlıklarını genişletiyor.
Avrupa Birliği (AB), sübvansiyon karşıtı soruşturmanın ardından Çin üretimi bataryalı elektrikli araçlara, üreticiye göre yüzde 17 ile yüzde 35,3 arasında değişen ek vergiler uygulamaya koymuştu. Nedeljković, bu durumun yeni bir tarife savaşımına dönüşmesini tercih etmiyor gibi görünüyor.
Kendisi, adil ve piyasa temelli fiyatlandırmanın oluşturulması için Avrupa ile Çin arasında siyasi görüşmelerin yapılmasını destekliyor. Eğer bu durum gönüllü anlaşmalarla sağlanabilirse, Çinli ithalatlara ek vergiler yığmaktan çok daha iyi bir seçenek olacağına inanıyor.
Bu arada şirket, her iki taraftan da baskı hissediyor. Çin'de BMW, elektrifikasyona ve yüksek teknoloji özelliklerine hızla yönelen bir pazarda giderek rekabetçi hale gelen yerli markalarla mücadele ediyor. Şirket raporlarına göre BMW Grubu'nun (Mini dahil) satışları, 2021 yılındaki 847.900 adetlik rekor seviyeden geçen yıl 626.000 adede geriledi. Avrupa'da ise Çinli üreticiler bu rekabet baskısını doğrudan BMW'nin kendi sahasına taşıyor.
Tabii ki bu mesele sadece BMW ile sınırlı değil. Avrupa Komisyonu, Çin ile giderek açılan ticaret açığını kapatmanın yollarını tartışırken; Avrupalı otomobil üreticileri ve hükümetler ek korumacı önlemlere ihtiyaç olup olmadığını tartışıyor.
Öte yandan, serbest ticaretin adil şartlarda sürdürülmesi gerektiği yönündeki yaklaşım, yeni bir tarife dalgasından çok daha ılımlı bir yol olarak öne çıkıyor. Avrupa ile Çin'in "adil" fiyatın ne olduğu konusunda uzlaşıp uzlaşamayacağı ise ayrı bir soru işaretini koruyor.