- Telematik verileri, sürücülerin iki araçlı kazaların yüzde 8'inde ve tek araçlı kazaların yüzde 7'sinde çarpışmadan önceki 30 saniye içinde telefon kullandığını ortaya koydu.
- Polis raporlarında cep telefonu kullanımına kazaların yüzde 1'inden daha azında değinildi; bu oran telematik verilerinin gösterdiğinden en az yedi kat daha düşük.
- İlgili enstitü, 2021-2024 yılları arasındaki yaklaşık 17.000 kazayı eşleştirdi; polis ve telematik sistemleri telefon kullanım türü konusunda yalnızca üç kazada birebir uyuştu.
Trafik güvenliği araştırmacıkları, polis memurlarının kaza mahallindeki en büyük ipucunu, yani sürücünün elindeki telefonu sıklıkla gözden kaçırdığını belirtiyor. Yapılan yeni bir araştırma, resmi kayıtlar ile dijital veriler arasındaki bu kör noktayı gözler önüne seriyor.
Araştırmacılar, 2021 ile 2024 yılları arasında dört eyalette polisin tutanağa geçirdiği yaklaşık 17.000 kaza ile anonimleştirilmiş sürüş telematik verilerini karşılaştırdı. Elde edilen bulgular, trafikte dikkat dağınıklığının resmi olarak nasıl takip edildiğini sorgulatıyor.
Güvenli sürüş uygulamalarından elde edilen telematik verileri, tek araçlı kazaların yüzde 7'sinde ve iki araçlı kazaların yüzde 8'inde sürücülerin çarpışma öncesi son 30 saniyede telefonlarıyla ilgilendiğini gösterdi. Polis evrakları ise aynı kazaların yüzde 1'inden azında cep telefonu kullanımını tespit edebildi.
Sayısal verilerdeki bu uyumsuzluk dikkat çekiyor. İki araçlı kazalarda telematik sistemleri çarpışmadan hemen önce telefonla ilgilenen 590 sürücü kaydederken, memurlar sadece 17 vakada bunu not etti. Tek araçlı kazalarda da benzer bir tablo görüldü: Telematik tarafından doğrulanan 49 vakaya karşılık raporda üç vaka yer aldı.
Uzmanlar, polis raporlarının cep telefonlarının kazalardaki rolünü sıklıkla yansıtmadığının kabul edildiğini, tanıkların göremediği ve sürücülerin itiraf etmediği telefon kullanımlarının rapora yansımadığını ifade ediyor. Bağlantı kurulan yaklaşık 17.000 kaza içinden sadece üçünde polis ve telematik verileri telefon kullanım türü konusunda tamamen uyuştu.
Sorunun bir kısmı, telefon kullanımının her zaman ekrana bakmak veya yazı yazmak gibi görünmemesinden kaynaklanıyor. Araştırma, arka planda çalışan bir çağrı gibi pasif kullanımın, kazadan önceki son yarım dakikada aktif dokunma veya kaydırma işlemleri kadar yaygın olduğunu gösterdi. Bu tür kullanımlar tanık ifadelerine veya kaza tutanaklarına kolayca yansımıyor.
Sürücülerin gözünü yoldan ayıran her türlü telefon kullanımının kaza riskini artırdığı biliniyor. Yapılan ayrı bir anket çalışması da sürücülerin hatırı sayılır bir kısmının direksiyon başında telefonla meşgul olduğunu gösterirken, bu alışkanlıkların yol kenarındaki polis denetimlerinde her zaman fark edilmediğini ortaya koyuyor.
Kaza raporu verilerini risk değerlendirmesi için kullanan sigortacılar ve filo yöneticileri için bu durum, resmi evrakların gerçek tehlikeyi olduğundan az gösterdiği anlamına geliyor. Telematik sistemleri ve uygulama içi sürüş uyarıları gibi özellikler, resmi kayıtların geride bıraktığı boşluğu doldurma potansiyeli taşıyor.
Öte yandan telematik verileri sihirli bir çözüm değil; verilerin belirli uygulamalardan gelmesi, net kurallar gerektiren gizlilik ve erişim sorunlarını da beraberinde getiriyor. Gelecekte standartlaştırılmış veri paylaşımı, olay yerindeki memurlar için daha iyi eğitimler ve teknoloji odaklı kanıtların resmi kaza kayıtlarını ne ölçüde etkilemesi gerektiğine dair hukuki tartışmaların yaşanması bekleniyor.