Gelecek nesil Mini Cooper için tasarım çalışmalarının başladığı ve mühendislerin geçmişin izlerini taşıyan yeni bir mekanik altyapı üzerinde değerlendirmeler yaptığı belirtiliyor. Mini'nin tasarım yönetimi, 2001 model R50'nin duruşundan ve oranlarından ilham alan yeni bir Cooper üzerinde erken aşamada çalışıldığını teyit ederken, BMW mühendisleri ise altıncı nesil elektrikli platformda arkadan itişli bir düzene geçiş seçeneğini masaya yatırıyor.
Mevcut elektrikli Cooper modellerinde Çinli bir ortak girişim tarafından geliştirilen önden çekişli bir platform kullanılırken, benzinli motorlu Cooper seçenekleri ise önceki şasinin geliştirilmiş bir versiyonuyla yollara çıkmaya devam ediyor. BMW'nin yeni nesil elektrikli donanımı, ana motoru arkaya konumlandırarak daha dinamik bir denge vad ediyor.
BMW geliştirme departmanı, arkadan itişli bir Mini'yi kesinleşmiş bir karardan ziyade değerlendirilen bir seçenek olarak ele alıyor. Pratik kullanımda arka tarafta konumlandırılacak bir motor, daha net bir direksiyon tepkisi, kalkışlarda daha iyi bir tutunma ve dinamik bir sürüş karakteri sunma potansiyeli taşıyor.
Mühendisler bataryayı akslar arasına alçak bir şekilde yerleştirip tekerlekleri köşelere konumlandırabilirse, yeni nesil altyapı kompakt dış boyutlara rağmen kabin alanını optimize etme imkanı tanıyabilir. Benzer stratejilerin diğer elektrikli şehir otomobilleri tarafından da izlendiği görülüyor.
Mini'nin tasarım başkanı, oranların değiştirilemez olduğunu vurgulayarak 2001 model R50'yi referans noktası olarak gösteriyor. Kısa uzantılar, dik cam yapısı, kalın tavan çizgisi ve tanıdık yuvarlak far tasarımı bu referansın temel unsurlarını oluşturuyor.
Tasarım ekibi, bu ikonik çizgileri modern paketleme çözümleri ve detaylarla birleştirmeyi hedefliyor. Çarpışma testleri gereklilikleri, yüksek kapasiteli bataryalar ve modern sürücü asistanı donanımları gövde altında daha fazla alan kaplasa da; yuvarlak farlar, karakteristik ızgara formu ve köşelere yerleştirilmiş tekerlek yapısının korunması bekleniyor.
Girişimin hayata geçmesi durumunda Mini Cooper, keskin yol tutuşuna sahip farklı bir sürücü otomobiline dönüşebilir. Ancak bu dönüşümün gerçekleşmesi, BMW yönetiminin arkadan itişli donanıma onay vermesine ve mühendislerin bu yapıyı bütçe ile güvenlik gereklilikleri çerçevesinde uyumlu hale getirmesine bağlı bulunuyor.