Menü

Şarj Edilebilir Hibrit Otomobiller Resmi Verilerden Çok Daha Fazla Kirlilik Yayıyor

Şarj Edilebilir Hibrit Otomobiller Resmi Verilerden Çok Daha Fazla Kirlilik Yayıyor

Yeni bir araştırma, şarj edilebilir hibrit otomobillerin (PHEV) gerçek dünya koşullarındaki emisyonları ile resmi devlet tahminleri arasındaki makasın giderek açıldığını ve bu araçların zamanla daha kirli hale geldiğini ortaya koyuyor.

Ulaşım ve Çevre (T&E) tarafından Avrupa'daki 220.000 şarj edilebilir hibrit araçtan elde edilen verilere dayanarak yapılan analiz, bu otomobillerin emisyonlarının 2023 yılında kilometre başına 138 gram CO2 seviyesindeyken, 2024'te 145 gram CO2'ye yükseldiğini gösteriyor. Bu durum, bir yıl içinde yüzde 5'lik bir artış anlamına geliyor.

Avrupa'da araçlarda yakıt tüketimini izlemek amacıyla kullanılan "Araç İçi Yakıt Tüketimi İzleme" (OBFCM) sistemi sayesinde laboratuvar testleri ile gerçek dünya verileri doğrudan karşılaştırılabiliyor. Yapılan incelemeler, resmi testlerin aksine gerçek kullanımda bu araçların daha fazla emisyon ürettiğini kanıtlıyor.

Sorun "Kullanım Faktörleri"nde Yatıyor

Şarj edilebilir hibrit otomobiller, biri tamamen elektrikli diğeri ise içten yanmalı olmak üzere farklı emisyon profillerine sahip iki güç üniteye ev sahipliği yapıyor. Devletlerin düzenleyici kurumları, bu araçların ne sıklıkla elektrik modunda kullanılacağını tahmin etmek için bir "kullanım faktörü" hesabı yapıyor.

Ancak yapılan araştırmalar, sürücülerin bu araçları yeterli sıklıkta şarj etmediğini gösteriyor. Kullanıcılar araçlarını fişe takmadığı sürece, içten yanmalı motorlar devreye giriyor ve test verilerinde öngörülenin çok üzerinde emisyon salınımı gerçekleşiyor.

Otomotiv Sektörünün Rolü

Uzmanlar, gerçek dünya emisyonları ile test sonuçları arasındaki farkın büyümesine rağmen otomotiv üreticilerinin mevcut durumu değiştirmek istemediğini belirtiyor. Şarj edilebilir hibritler sayesinde üreticiler, karbon emisyonu sınırlarını tutturma konusunda esneklik elde ediyor ve tamamen elektrikli modellere geçiş sürecini yavaşlatabiliyor.

Çalışmalar, bu tür hibrit araçların sağladığı avantajların, üreticilerin tam elektrikli araçlara yatırım yapma hızını olumsuz etkileyebileceğini ve küresel rekabette zafiyete yol açabileceğini vurguluyor. Gerçek dünya emisyonlarının azaltılması için test protokollerinin ve kullanım faktörlerinin güncellenmesi gerektiği ifade ediliyor.