Volvo, daha önce duyurduğu 3.000 kişilik kesintiye ek olarak küresel çapta 2.500 çalışanıyla daha yollarını ayırmaya hazırlanıyor. Geely bünyesindeki İsveçli otom üreticisi, kötüleşen pazar koşulları, ABD tarifeleri ve Çin'deki yoğun rekabet ortamıyla mücadele ederken bu yeni işten çıkarma dalgasını devreye sokuyor.
Şirket, ek işten çıkarma kararını 2026 yılı üçüncü çeyrek sonuçlarıyla birlikte açıkladı ve yeniden yapılandırma planını güçlendirmek için ek maliyet düşürücü önlemlere ihtiyaç duyduğunu belirtti. Etkilenen pozisyonların yaklaşık 2.000'i şirketin ana merkezi olan İsveç'te, geri kalan 500'ü ise diğer ülkelerde yer alacak.
Volvo, bu azaltımları danışman sözleşmelerini sonlandırarak, doğal personel sirkülasyonundan faydalanarak ve çalışanlara yönelik hedef odaklı kıdem paketleri sunarak gerçekleştirmeyi planlıyor. Yeni önlemlerin tam finansal etkisinin gelecek yılın sonuna kadar görülmesi bekleniyor. Ek 2.500 kişilik işten çıkarma, şirketin toplam iş gücünün yaklaşık yüzde altısına denk geliyor.
Volvo, bu hassas konuma nasıl geldiğini açıklarken özellikle Çin ve ABD'deki zorlu pazar koşullarına dikkat çekiyor. Çin'de yerel üreticilerin rekabeti kızıştırması ve fiyat baskısı yaratması nedeniyle gelirler yıllık bazda yaklaşık yüzde 50 oranında düştü. ABD'de ise gümrük tarifeleri ve elektrikli araçlara yönelik tüketici teşviklerinin kaldırılması kârlılığı olumsuz etkiledi. Bu iki pazar, şirketin dış çevredeki koşulların daha da kötüleştiği yönündeki değerlendirmesini haklı çıkarıyor.
Volvo, yeniden toparlanma süreci kapsamında önceliklerini değiştiriyor. Çin pazarında agresif fiyatlandırma yoluyla pazar payı kovalamak yerine kâr marjlarını artırmaya odaklanacağını belirten şirket; kurumsal genel giderleri kısmayı, çatı şirket Geely ile parça ortaklığını artırmayı ve küresel üretimini beş özel Volvo fabrikası etrafında optimize etmeyi hedefliyor.
İşten çıkarmalar, Volvo'nun yeni ürünlere yatırım yapmasının önüne geçmiyor. Şirket, Avrupa ve Amerika dahil olmak üzere Batı pazarları için yedi yeni model planlarken, Çin pazarına özel olarak altı yeni araç geliştirecek. Ürün gamı, tamamen elektrikli araçların yanı sıra üçüncü nesil hibritleri de içerecek ve bu durum markanın daha önceki tamamen elektrikli olma hedefinde stratejik bir değişime işaret ediyor. Şirket, genişletilen ürün yelpazesinin bölgesel müşteri tercihlerine daha iyi uyum sağlayarak pazar payını iki katına çıkarmasına yardımcı olmasını umuyor.
Volvo ayrıca mevcut SUV ağırlıklı ürün gamının ötesine geçmeye hazırlanıyor. Şirket; sedan ve station wagon modellerin yanı sıra XC90 ve EX90'ın üzerinde konumlandırılacak daha büyük araç segmentlerini de içeren yeni gövde tiplerinin sinyallerini veriyor. Markanın gelecekteki tasarım yönünü yansıtacak yeni bir konseptin, Volvo'nun yüzüncü yılı olan 2027'de tanıtılması planlanıyor.
Diğer yandan, ana şirket Geely ile daha yakın iş birliği; ortak platformlar ve bileşenler sayesinde geliştirme maliyetlerini düşürecek. Volvo, bugün yüzde 10 civarında olan parça ortaklığını 2030 yılına kadar yüzde 30'a çıkarmayı hedefliyor. Buradaki en büyük zorluk, bu iddialı yeni ürün gamını maliyetleri düşürürken ve kârlılığı yeniden tesis ederken hayata geçirmek olacak.
Şirket ayrıca, sonraki nesil araçlarını daha maliyet etkin hale getirmek için daha hızlı geliştirme döngülerine ve Geely ile sıkı iş birliğine güveniyor. Daha fazla bileşenin ortak kullanılması mühendislik maliyetlerini azaltacak ve yeni modellerin pazara sunulma süresini kısaltacak. Bununla birlikte Volvo, elektrikli dönüşümün maliyetli sürecini yönetirken mevcut ürün gamını daha kârlı hale getirme baskısıyla karşı karşıya kalmaya devam edecek.
Volvo ayrıca, boşta kalan fabrika kapasitesini değerlendirmek amacıyla tesislerinden ikisini diğer otomobil üreticileri için fason üretime açmayı planlıyor. Belçika'nın Gent ve Çin'in Chengdu şehirlerindeki tesisleri, yalnızca Volvo modellerine ayrılmak yerine farklı markalara ait araçların üretimini de üstlenebilecek. Bu stratejiyle fabrika kullanım oranının artırılması ve üretim maliyetlerinin daha fazla araca yayılması hedeflenirken, potansiyel ortakların Geely Grubu içinden de çıkabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan Volvo, 2027 yılında bayrağı devredecek yeni bir CEO ile yola devam edecek. Mevcut Skoda CEO'su Klaus Zellmer'in, en geç 1 Ekim'e kadar şirketin başkanı ve CEO'su olarak görevi devralması bekleniyor.
Sonuç olarak Volvo, yeni ürün dalgasına hazırlanırken iş modelini daha esnek hale getirmeye çalışıyor. Ancak kötüleşen finansal tablo, Çin'deki şiddetli rekabet ve yaklaşan yönetim değişikliği göz önüne alındığında, İsveçli üreticinin iddialı dönüşüm planının meyvelerini toplamasından önce aşması gereken pek çok engel bulunuyor.