Land Rover, Avrupa'daki emisyon yönetmeliklerine uyum sağlamak amacıyla Defender OCTA modelinde kullanılan motorun performans verilerini yeniden düzenlemek zorunda kaldı. BMW tarafından tedarik edilen 4.4 litrelik çift turbolu V8 motor, daha önce 626 beygir güç üretirken, yeni düzenlemelerle birlikte bu değer 93 beygir düşürülerek 533 beygire geriledi.
Performans tarafında beklenen düşüş, hızlanma verilerine de yansıdı. Aracın 0'dan 100 km/s hıza ulaşma süresi 0.4 saniyelik bir artışla 4.4 saniyeye çıktı. Ancak modelin 750 Nm tork değeri, Euro 6e-bis emisyon standartlarına uyum sağlama sürecinde korunmayı başardı. Land Rover mühendisleri, performans kaybını telafi etmek amacıyla egzoz sistemini yeniden tasarlayarak motorun çok daha karakteristik ve güçlü bir ses tonuna sahip olmasını sağladı.
Benzer bir durum daha önce BMW tarafından da yaşanmış, şirket Avrupa pazarındaki M5 modellerinde emisyon standartlarını karşılamak için motor gücünü 41 beygir düşürmek durumunda kalmıştı. Ancak BMW, elektrik motoru desteğiyle bu kaybı kompanse edebilirken, Defender OCTA modelinde sadece içten yanmalı ünite kullanılması nedeniyle bu yöntem tercih edilmedi.
BMW'nin S68 kodlu V8 motoru, Land Rover'ın diğer ürünleri olan Range Rover ve Range Rover Sport modellerinde de kullanılıyor. Şirketin, Euro 7 standartlarına uygun hale getirdiği bu motoru 2030'lu yılların sonuna kadar kullanmaya devam etmesi bekleniyor. V8 motor, ilerleyen dönemlerde yeni nesil X5, makyajlı 7 Serisi ve ikinci nesil X7'nin M Performance versiyonlarında karşımıza çıkmaya devam edecek.
Avrupa'da katılaşan emisyon kuralları, otomotiv üreticilerini zorlasa da markalar büyük hacimli motorlarını yaşatmak için stratejik adımlar atıyor. Porsche, Mercedes ve Rolls-Royce gibi lüks segment temsilcileri, yüksek hacimli motorlarını önümüzdeki on yılda da sunmayı planlıyor. Ancak Avrupa'da 2035 yılına kadar filo bazlı CO2 emisyonlarının 2021 seviyelerine göre yüzde 90 oranında düşürülmesi zorunluluğu, üreticilerin elektrikli araç satışlarını artırarak içten yanmalı motorların yarattığı karbon ayak izini dengelemesini gerektiriyor.