- Toyota, hidrojen yakıt hücreli Hilux modelinin üretimini 2028 yılında başlatacak.
- Hilux FCEV, 400 kilometre menzil hedefiyle geliştiriliyor.
- Modelin çekme kapasitesi ise yaklaşık 2.500 kilogram olarak hedefleniyor.
Hannover’de düzenlenen IAA Transportation fuarında hidrojen yakıtlı Hilux modeline ilişkin planlarını paylaşan Toyota, 2028 yılında Avrupalı ticari müşteriler için pazara giriş yapmayı hedefliyor.
WLTP normlarına göre 400 kilometre menzil ve 2.500 kilogram çekme kapasitesi sunması planlanan araç, uygun bir istasyonda yaklaşık beş dakikada doldurulabiliyor. Bu teknik veriler, filo yöneticileri için büyük önem taşıyan menzil ve yük kapasitesi konularında bataryalı elektrikli Hilux versiyonunun önüne geçmeyi amaçlıyor.
Toyota’nın Açıkladığı Detaylar
Hannover fuarında üretim takvimini paylaşan Toyota Europe, hidrojen yakıt hücreli Hilux üretiminin 2028’de başlayacağını belirtti. Dokuzuncu nesil platform üzerine inşa edilecek olan FCEV versiyonu, mevcut dizel ve benzinli seçeneklerin yerini almayacak, ürün gamına yeni bir alternatif olarak katılacak.
Güç ünitesinde markanın uzun süredir piyasada bulunan hidrojen binek otomobili Mirai'den büyük ölçüde faydalanılıyor. Bu durum, Hilux FCEV modelini Avrupa'da ticari olarak satışa sunulan ilk hidrojen yakıt hücreli orta boy pick-up olma potansiyeline taşıyor.
Toyota, bu modeli hidrojen içten yanmalı motor olarak değil, bir yakıt hücresi olarak konumlandırıyor. Hidrojen ve oksijenin kimyasal reaksiyonuyla araç içinde elektrik üretilirken, egzoz çıkışından sadece su buharı veriliyor. Sıfır emisyon sunan bu sistem, filo yöneticileri için dizel partikül filtre endişelerini ortadan kaldırıyor.
İlk aşamada bireysel alıcılar yerine kurumsal filolar ve kiralama şirketleri hedef kitle olarak belirlenmiş durumda. Toyota henüz fiyatlandırma detaylarını paylaşmazken, modelin Kuzey Amerika pazarındaki olası lansmanına dair henüz resmi bir takvim açıklanmadı.
Hidrojen ve Elektrikli Versiyonun Menzil ile Çekme Karşılaştırması
Kağıt üzerinde yakıt hücreli kamyonetin belirgin avantajları bulunuyor. Mevcut bilgilere göre Hilux BEV (bataryalı elektrikli) versiyonu pazara ve donanıma bağlı olarak yaklaşık 240 ila 245 kilometre WLTP menzili sunarken, frenli çekme kapasitesi 2.000 kilograma kadar ulaşıyor.
Hidrojen versiyonu ise 400 kilometre menzil ve 2.500 kilograma varan çekme kapasitesi hedefliyor. Ağır ekipman taşıyan ticari kullanıcılar için bu kapasite farkı, günlük operasyonlarda kritik bir tercih sebebi oluşturuyor.
Yakıt ikmali konusunda da belirgin farklar mevcut. Hidrojen dolumu genellikle üç ila beş dakika sürerken, elektrikli Hilux uygun yüksek güç istasyonlarında DC hızlı şarj ile yüzde 10'dan yüzde 80 doluluğa yaklaşık 30 dakikada ulaşabiliyor; ancak gerçek dünya süreleri altyapı koşullarına göre değişiklik gösterebiliyor.
En büyük zorluk ise altyapı tarafında karşımıza çıkıyor. Avrupa genelinde halka açık hidrojen dolum istasyonu sayısı sınırlı kalmaya devam ederken, elektrikli araç şarj noktalarının sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Hilux FCEV modelinin yollardaki potansiyelinin tam anlamıyla ortaya çıkması, hidrojen altyapı ağının gelişimine bağlı bulunuyor.