Mazda, ikonik roadster modeli MX-5 (Miata) üzerinde yeni nesil çalışmalarının devam ettiğini doğruladı. Dördüncü nesil (ND) modelin yaklaşık 12 yıldır piyasada olmasına rağmen gördüğü ilgi, Mazda’nın bu efsanevi modeli güncel tutma konusundaki kararlılığını sürdürüyor.
Ancak 2026 yılına yaklaşırken, Mazda mühendisleri otomobili sadece geliştirmek için değil, aynı zamanda iç pazarda satışına devam edebilmek için önemli teknik revizyonlar yapmak zorunda kaldı. Japonya’da yürürlüğe giren yeni dış gürültü düzenlemeleri, markayı mevcut MX-5 modeline daha sessiz lastikler ve daha büyük bir susturucu sistemi eklemeye zorladı.
Özellikle açılır sert tavanlı (RF) versiyonda, daha büyük susturucu sistemi alan kısıtlamalarına neden oldu. Bu durum, aracın zaten oldukça kısıtlı olan bagaj hacminin daha da daralmasına yol açtı. Emme sisteminde yapılan ek değişikliklerle birlikte iki kapılı spor otomobil, yeni dış gürültü limitlerine uyumlu hale getirildi. Söz konusu yasal düzenlemeler, Ekim 2024 itibarıyla yeni onaylanan modeller için yürürlüğe girmişti; önümüzdeki aydan itibaren ise mevcut tüm modelleri kapsayacak şekilde genişletiliyor.
Mazda, bu teknik güncellemeleri yapmasaydı, Temmuz ayından itibaren aracı Japonya pazarında satamaz duruma gelecekti. UN R51-03 olarak bilinen uluslararası standartlarla uyumlu olan 3. Aşama araç gürültü düzenlemeleri, güç-ağırlık oranına bağlı olarak kabul edilebilir desibel seviyelerini 68-72 dB bandına çekiyor. Bir önceki 2. Aşama düzenlemelerde bu limitler 70-74 dB civarındaydı.
Bu süreçle eş zamanlı olarak Japonya pazarında, 1.5 litrelik motor seçeneğine sahip “Pure Sport” adlı özel bir versiyon da tanıtıldı. Bu modelde gri kumaş tavan, “Zinc Green Metallic” gövde rengi ve 16 inçlik siyah Rays jantlar dikkat çekiyor. Performans tarafında ise Brembo fren sistemi ve standart olarak sunulan Bilstein amortisörler öne çıkıyor. İç mekanda ise süet görünümlü koltuklar ve piyano siyahı detaylar tercih edilmiş.
Mazda, 1989 yılında ilk modelin tanıtılmasından bu yana 1,26 milyondan fazla MX-5 satışı gerçekleştirerek küçük, arkadan itişli spor otomobiller segmentinde benzersiz bir başarıya imza attı. Japonya’nın katılaşan gürültü standartları, otomotiv dünyasında sadece emisyon değerlerinin değil, gürültü kirliliği gibi diğer teknik kriterlerin de yeni modellerin mühendislik süreçlerini ne kadar karmaşık hale getirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.