Toyota’dan Heyecan Verici Açıklama: Hibrit Spor Otomobiller İçin Sabır mı Gerekiyor?
Otomotiv dünyasında heyecan verici gelişmeler yaşanırken, Toyota'dan gelen son açıklamalar spor otomobil tutkunlarının dikkatini çekiyor. Markanın hibrit teknolojisini performanslı modellerine entegre etme konusundaki yaklaşımı, geleceğe dair ipuçları veriyor.
Geçmişte üzerinde çalıştığı konsept modellerle dahi hibrit spor otomobil vizyonunu ortaya koyan Toyota, bu alandaki potansiyeli görmezden gelmiyor. On yılı aşkın süre önce geliştirilen ve orta motorlu, elektrik destekli bir eğlence aracı olmayı hedefleyen ancak seri üretime geçemeyen GRMN Sports Hybrid Concept II gibi projeler, bu vizyonun temellerini oluşturuyor. 2017 yılındaki hibrit 86 GR HV Sports'un targa üstlü versiyonu da bu yolda atılmış adımlardan biriydi.
Yarış pistlerinde hibrit teknolojisini başarıyla test eden Toyota'nın, spor otomobil segmentinde bu teknolojiyi kullanma konusundaki isteksizliğinin devam ettiği görülüyor. Ancak bu durumun yakında değişebileceğine dair işaretler var. Lüks markası Lexus'un, V8 motor etrafında şekilleneceği düşünülen ve "LFR" olarak adlandırılan yeni modelini tanıtmak üzere olduğu biliniyor.
Bu büyük lansmana kadar, Toyota tutkunlarına hibritlerin nasıl cazip gelebileceğine dair ilk sinyalleri vermeye başladı. Yerel Toyota biriminden üst düzey bir yetkili, benzinli motor ile elektrik motorunu birleştiren bir spor otomobil olasılığını dışlamadıklarını belirtti. Bu durum, Toyota'nın performanslı modellerinde hibritleşme potansiyelini ciddiye aldığını gösteriyor.
Toyota'nın global çapta farklı yarış koşullarında hibrit teknolojisiyle çalışmalar yaptığını belirten yetkili, bu tür bir gelişmenin asla göz ardı edilemeyeceğini vurguladı. Teknik olarak bir hibrit performans aracını yollara çıkarmak mümkün olsa da, Toyota'nın genel yaklaşımı, bu fikre alışılmasının zaman alacağı yönünde. Şimdilik, saf benzinli araçların hala spor otomobil tutkunlarının beklentilerini karşıladığına inanılıyor.
Lexus LFR'nin yanı sıra, Toyota'nın gelecekte GR serisi için de hibrit modeller sunması bekleniyor. Özellikle Avrupa'daki giderek sıkılaşan emisyon düzenlemeleri göz önüne alındığında, sadece içten yanmalı motorla uyumlu bir araç mühendisliği yapmak oldukça zorlayıcı olacaktır. Ancak bu, benzinli motorların tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor.
Daha önceki açıklamalarda, manuel şanzımanlı heyecan verici içten yanmalı motorlu otomobillerin uzun yıllar daha hayatımızda olacağı sözü verilmişti. Spor otomobil alıcılarının hala bir benzinli motorun kendine özgü sesini ve hissini aradığı belirtiliyor.
Bu doğrultuda Toyota, hem enlemesine hem de boylamasına uygulamalar için yeni bir 2.0 litrelik turboşarjlı motor üzerinde çalışıyor. Dört silindirli "G20E" motorunun, GR Yaris prototipinin koltuklarının arkasına yerleştirilmesi, gelecekteki modellerde orta motor yerleşimi için ipuçları veriyor. MR2'nin geri döneceği ve yeni bir Celica'nın geleceği yönündeki söylentiler, geleceğin oldukça heyecan verici olacağını gösteriyor.
Toyota'nın bu modelleri sıkı emisyon düzenlemelerine sahip bölgelerde satmayı planlaması durumunda, bu motorun hibrit versiyonunun makul bir varsayım olduğu düşünülüyor. CEO Koji Sato, yakın zamanda GR logosunu taşıyan araçlar kadar, her araçta eğlenceli bir unsur olması gerektiğini de belirtmişti.
Toyota, bu yeni hibrit stratejisiyle otomotiv dünyasına yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor.